arama

Beylerbeyi Sarayı, 24 Odası İle Mutlaka Gezilip Görülmeli!

  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • Hülya AŞKAROĞLU Hülya AŞKAROĞLU
  • 1 Star
    Loading...

Bugün sizlere Beylerbeyi Sarayı’ndan bahsetmek istiyorum. Özellikle İstanbul saraylar açısından oldukça zengin  ve tarih boyunca bu anlamda ayrıcalığını korumuş şehirlerin başında geliyor. İstanbul geçmişi ve bugünü ile ilgi odağı olmaya devam ediyor!

Tarihsel süreç içinde sahip olduğu birikimleri ile İstanbul, her geçen gün değerlenen bir cevher olmaya ve ziyaretçilerini mağrur edayla ağırlamayı sürdürüyor.

Gezmeyi seviyor ve uzak rotalara  nakit ve vakit bulamıyorsanız; günübirlik geziler en ideal olanlardır kabul edelim!

İstanbul’un Üsküdar ilçesinin Beylerbeyi semtinde yer alan Beylerbeyi Sarayı, Sultan Abdülaziz tarafından, 1861-1865 yılları arasında mimar Sarkis Balyan’a yaptırılmış.

Yazlık Saray olarak Beylerbeyi’nde konumlandırılan sarayda Çin işi vazo, Fransız yapımı nadide Avize ve Hereke işi halılar ile bir çok eşsiz eşya Saray kadar ilgi çekici ve görülmeye değer.

Beylerbeyi Sarayı; İstanbul Boğazı’nda, Gezilmesi Gereken Nadide Mekanlardan!

Beylerbeyi Sarayı, genel olarak Osmanlı sarayları arasında, yazlık saraylardan sayılıyordu. Tarihte, çok sayıda padişaha ev sahipliği yapan saray aynı zamanda; bir çok padişahın da sürgün yeri olmuştu!

“Saray olsun da, benim olsun” demek, her zaman insana huzur vermiyor anlaşılan!

Bugüne gelecek olursak; Saray gerek konumu ve gerekse hakim olduğu manzara ile görenleri büyülemeye devam ediyor. Dolmabahçe Sarayı’na benzer yönleri ile dikkat çeken Beylerbeyi Sarayı, itinalı koruma sayesinde iç tefrişatında yer alan çok sayıda kıymetli eşyası ile bugüne kadar bizlere ulaşmış!

Öte yandan Beylerbey Sarayı, 7 geniş salon ve 24 odadan meydana gelen aynı zamanda, Boğaz kıyısındaki duruşu ile  Osmanlı döneminin en güzel eserleri arasında yer alıyor. Her odanın ayrı bir zarafeti bulunan  Saray’da, farklı  ülke krallıklarından padişaha verilen hediyeler de sergileniyor.

Sultan Abdulaziz döneminde yaşamın sürdüğü bu saray gerek mimarisi gerekse içinde bulunan “Porselenler, Bohemya Avizeleri Duvar Süslemeleri” gibi nadide eserler Osmanlı ihtişamını günümüze kadar yansıtıyor.

Özellikle, devrin ahşap işçiliğinde son nokta olan Kündekari (çivisiz ahşap işi) tekniğiyle döşenmiş Odaları, Kapı Süsleri  ve Tunç Heykellerin bahçesini süslediği saray; vakit ayırıp her yönü ile görülmeye değer nitelikte!

Bu nadide güzelliklere evsahipliği yapan ve tarihin önemli tanıklarından olan Saray, her açıdan gezilip görülmeye değer nitelikte. Otoparkı mevcut olan Saray’ın, aynı zamanda kendi zarif görüntüsünün yanı sıra; güzel ağaçları  ve süs havuzu ile bahçesinde dinlenip çay içebileceğiniz mekanları da bulunuyor.

Beylerbeyi Sarayını ziyaret etmek isteyenler; rehber eşliğinde ve ortalama 30 dakika arayla içeri alınarak, sarayı gezmeleri ve tarihi hakkında bilgi almaları sağlanıyor.

Beylerbeyi Sarayı’ndan sonra Beylerbeyi İskele Meydan’ına  da geçmeniz mümkün. Meydan kafe  ve restoranları ile Ortaköy’e alternatif olacak  durumunda. Öte yandan, aynı mekana yakın olan ve yürüme mesafesindeki Çengelköy’de  gezi sonrası ziyaret edilebilecek mekanlardan. Böylece, boğazın da güzelliğini her iki kıyılardan görme şansını yakalayabilirsiniz.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.