Bahar kendini iyiden iyiye hissettirmeye başladı; arada yağan yağmur ve serin esen rüzgarlara rağmen! Her kentin kendine özgü, yaşam kültürü ve coğrafik özelliklerine göre; birbirinden farklı cazibe alanları, gezilecek tarihi mekanları, cafeleri, camileri ve doğal mesire alanları vardır mutlaka!

İşte, tatil tatil diye sayıklayıp; “tatil zamanına  daha var” denilen zamanlarda, çoğu kez “yakın rotalar” hayat kurtarıcıdır. Hayatımızı renklendirir ve keyiflendirir hep; tam da enerjimiz bittiğinde veya rutin hayat döngüsünden bunaldığımızda!

İnsanoğlu, ilginç bir canlı!

Yalnızken, kısa sürede sıkılıp bunalır; kalabalık kent yaşantısında ise iş hayatının da yoğunluğu ile ruhu daralır, bedeni çabucak yorulur! İnsan, cam gibi narindir! Sıkıntıya gelemez, çatlar ya da en olmadık durum karşısında kırılır! Bu nedenledir ki; zaman zaman, çoğu zaman; kısa veya uzun tatiller-geziler, bizlere yeni bir soluk alma, enerjimizi yeniden toplama şansı verir!

Bu yazımda sizlere, İstanbul’da gidebileceğiniz yakın rotalar hakkında bazı tüyolar vermek istiyorum. Öneriler benden, gezmek ise elbette sizden!

 

      1 – SARIYER / EMİRGAN KORUSU :

Sarıyer, tarihi kadar doğa ile iç içe yapısı sayesinde İstanbul’un en eski ve  nadide ilçelerinden birisi. Deniz manzarası ve ilçede yer alan, güzelim yıllık ağaçlar ile Emirgan Korusu sayesinde tertemiz havası ve adı ile özdeşleşen “Sarıyer Böreği” ile çok iyi bilinir.

Tarihi açıdan da özel bir yere sahip olan Emirgan Korusu, sahip olduğu 3 ayrı köşk sayesinde tarihte önemli önemli zatlara da evsahipliği yapmış özel bir mekandır. Emirgan Korusu,  farklı dönemlerde Osmanlı padişahları ve devlet adamlarını ağırlayan Sarı Köşk, Pembe Köşk ve Beyaz Köşk’e de ev sahipliği yapıyor.

Özellikle hafta sonu, yürüyüş yapmak, doğa ile baş başa bir gün geçirmek ve  Emirgan Korusu’nun  birbirinden güzel ağaçları ile rengarenk çiçeklerini görmek istiyorsanız; bahar mevsimi tam zamanıdır!

 

2 – ŞİLE – ÇEKMEKÖY / AVCIKORU TABİAT PARKI :

Her ilçesi ayrı güzelliklere sahip olan İstanbul; yedi tepesinin her birinde  yedi ayrı güzellik barındırıyor. Tarihi mekanları kadar doğal güzellikleri ile kadar dikkat çeken  Şile ve Çekmeköy, Anadolu yakasının en ayrıcalıklı ilçeleri arasında yer alıyor. Kısmi olarak Karadeniz havasına ve coğrafi yapısına yakın doğası ile günübirlik veya haftasonu tatilcilerinin uğrak mekanları arasında yer alıyor.

Özellikle, adını kendine yakın olan köyden alan “Avcıkoru Tabiat Parkı”,  650 hektar alanda kestane, meşe, çam ve gürgen gibi yıllık ağaçlarla ziyaretçilerini ağırlıyor. Avcıkoru Tabiat Parkı, kent yaşamından bunalan ve doğa ile baş başa vakit geçirmek isteyenler için harika bir hafta sonu kaçış rotası oluşturuyor.

Farklı konaklama seçenekleri mevcut olan Avcıkoru Tabiat Parkı’nda, kır evlerinde konaklama olanağının yanın sıra, günübirlik ziyaretçiler için de farklı sosyal tesisler bulunuyor. İstediğiniz biraz trekking, biraz doğa ile baş başa olmak, temiz hava ve kent karmaşasından kısa süreliğine uzaklaşmaksa; bu rota tam size göre!

3 – BEYKOZ / POLONEZKÖY TABİAT PARKI :

Polonezköy, İstanbul içinde haftasonun doğaya kaçış mekanlarının başında geliyor. Doğası, kahvaltı, konaklama için butik mekanları ve cafeleri  ile Polonezköy, haftasonu gezmesinden geri kalmayanların çok iyi bildiği gezi mekanları arasında yer alıyor.

Özellikle Polonezköy Tabiat Parkı, gerek sahip olduğu doğal flora ve gerekse barındırdığı canlı türleri ile ayrıcalıklı doğal duraklardan biri durumunda. Polonezköy, 1775 yılında ülkelerinin işgal edilmesi sonucu göç etmek zorunda kalan Polonyalılar tarafından kurulmuş ve  tarihi geçmişi olan bir Polonya köyüdür aslen.

Tarihi  geçmişi, kuş sesleri, huzurlu doğası, yeşil ağaçların örttüğü köy yolunda; İstanbul içinde olmanıza rağmen  “karaca çıkabilir” tabelasını görebileceğiniz nadir masalsı bir dünyadır Polonezköy!

 4 – ÜSKÜDAR / VALİDEBAĞ KORUSU :

Üsküdar, İstanbul’u en eski tarihi mekanlarındadır. Hem manevi mekanlar, hem gezilecek tarihi mekanlar, hem de doğa tarafından şanslı bir ilçedir Üsküdar. İstanbul içinde haftasonunu değerlendirmek isteyenlerin; her anlamda isteklerini karşılayacak özelliklere sahip. Korulardan yana şanslı olan Üsküdar, yeşil ile mavinin bir arada buluştuğu nadir mekanlar arasında yer alıyor.

Kuş sesleri eşliğinde trekking yapmak istiyorsanız Validebağ Korusu veya Adile Sultan Kasrı doğru bir seçim olacaktır. Şehrin içinde en azından hafta sonu, doğa içinde taze bir nefes almak isterseniz; Validebağ Korusu yakın gezi rotalarınız arasında yer alması gereken bir mekan.

Hazır Üsküdar’da  Validebağ Korusu’na kadar gitmişken, koruda yer alan  “Hababam Sınıfı Müzesi”‘ni  de ziyaret etmeyi de unutmayın! Toplu taşıma araçları ile dahi ulaşım sağlanabilen Validebağ Korusu, şehir içinde kalmış nadir doğal mekanlardan!

5 – İstanbul KARTAL / AYDOS ORMANI :

İstanbul Anadolu yakası, Avrupa yakasına kıyasla doğa açısından daha şanslı. Anadolu yakasında doğa ile baş başa vakit geçirilebilecek; mekanlar, parklar veya korular sayıca daha fazla!

Kartal’da yer alan Aydos Ormanı, bu  doğal mekanlardan biri durumunda. İstanbulluların, piknik, haftasonu gezmesi veya trekking için tercih ettiği Aydos Ormanları, sahip olduğu Çam ağaçları sayesinde ziyaretçilerine ferah bir nefes aldırıyor!

İsteyen herkesin doğada keyif alacağı her aktiviteye uygun koşullar sunan Aydos Ormanı;  geziye gelen misafirlerine trekking, piknik, cafe, çay bahçesi, gölet, gölette deniz bisikleti kullanılması gibi  farklı alternatifler sunuyor. Ulaşım avantajına da sahip olan Aydos Ormanı’na, kendi aracınızla kolayca ulaşabileceğiniz gibi toplu taşıma olanakları ile ulaşmanız da mümkün!

Paylaş
Önceki İçerik5 inanılmaz otel çatı terası
Sonraki İçerikAntalya’da tatil yapmak için 5 neden
"İstanbul'un tepesi yedi, yedisi kalabalık; şehr-i İstanbul'da yaşarım, bir garip yalnızlık..." Hülya Aşkaroğlu. Gazeteci, tv-radyo program yapımcısı-editör-spiker. Kendi halinde bir, okur-yazar...